Cahilim

 Modern hayatın insana sunduğu,  bir ailenin çocuğuyla övünebileceği  pek çok şeyi başardım.

 
Ekşi Sözlükte tesadüfen rastladığım bir yazı. Sizlerle paylaşmak istedim böyle güzel bir yazının her yerde paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Ezberci sisteme, sitem dolu bir yazıda denilebilir aslında. İnsanların artık sınavlarla kafayı yediği bir zaman olmuş. Yani artık bir şeylerin olması için kendinizi bir şeylere koşullamayın. Akışına bırakın her şeyi. Bir bilginin değeri sınav olmamalı. Bilgi sonsuzdur derya deniz. Ve insanlara cahil dememeliyiz. Cahil kavramının aslında sözlüklerden kitaplardan kalkması gerektiğini düşünüyorum. Kime göre cahiliz ya da neye göre cahil. Belki de cahil dediğimiz kişiye göre de bizler cahilizdir. Onun bildiklerini de bizler bilmiyoruzdur. Bu da cahillik olmamalı.

Neyse arkadaşlar fazla uzatmak istemiyorum. Zaten yazıyı okuyunca hak vereceğinizi umuyorum.

Liseye başlayana kadar bütün notlarım 5’ti. Türkiye’nin  en iyi fen liselerinden birinde okudum. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde kimya, işletme, sanat tarihi okudum. Yaptığım projeler hep en iyi oldu, en güzel planlama ve yönetimleri ben yaptım. Modern hayatın insana sunduğu, bir ailenin çocuğuyla övünebileceği pek çok şeyi başardım.

Ama cahilim.

Okumadım, örneğin; ne Rus Rdebiyatını, ne İtalyan Klasiklerini okudum. Yönetmen bilmem. Foucault‘yu yeni öğrendim, Aya Sofya’ya yeni gittim. Balık tutmayı bilmem, balık temizlemeyi bilmem, yemek yapmayı bilirim ama bir sebze fidesi dikmişliğim yok. Baraka yapmayı bilmem, tuğla örmeyi bilmem, taş dizmeyi bilmem, kerpiç karıştırmayı bilmem. Yılın hangi vakti buğday ekilir, hangi vakti vakti hasat edilir bilmem. Dağlık yerde yere tuz döksen akrep gelirmiş, bunu da bilmezdim. ateş nasıl yakılır bilmem. Gözlerimiz kaç yaşında kırışır, saçlarımız kaç yaşında beyazlar bilmem. Hamile insan kaç aylıkken midesi bulanır, ya da ayakkabılarını nasıl bağlarlar bilmem. Bir bebek ne yer bilmem. Sakız likörü nasıl yapılır, rakı nasıl yapılır, gar sabunu nasıl yapılır bilmem. Turşu nasıl kurulur, onu da bilmem. Reçel sevmem ama reçel nasıl kaynatılır bilmem. Yoğurt, peynir nasıl yapılır, ekmek fırınları sabah kaçta açar, o denizdeki algler nasıl diş macunu kutucuklarına sığar bilmem. Testi nasıl yapılır, kaç gün kurutulur bilmem. Domates, patlıcan kurutmayı da bilmem. Ormana dalsam, hangi mantar zehirlidir, hangisi yenir anlamam. Yıldızlara bakarak da, yosunlara bakarak da yönümü bulmayı bilmem. Güneş kreminin derideki radikalleri tutarak uv sonucu çıkan zararlı radikallerle eşleşmeyi önlediği için kanserden koruduğunu bilirim de, hangi çiçeklerin güneş sevdiğini bilmem.

Çok zaman harcamışız, değerli olduğunu düşündüğümüz şeylerle çoookk zaman harcamışız. Öğrenmemişiz ama öğrenmemiz engellenmiş. Bir bilginin değeri, sınav sorusu olma ihtimaline göre belirlemiş. Biz de cahil kalmışız.

Ekleme: eğer hala bu yazıyı teorik bilgi eksikliğinden yazıldığını düşünüyorsanız, lütfen eleştirilerinizi kendinize saklayın. Zira dünyada yoğurtun sütten yapıldığını bilmeyen yoktur. Fakat önemli olan o nokta değil, önemli olan modern zamanın pratiklerimizi ve önceliklerimizi değiştirmesi. Ha bir de, bu yazıyı sevenlere naçizane tavsiyem, Halikarnas Balıkçısı Mavi Sürgünü okuyun. Mutlaka okuyun. İşte o zaman beni, hayatı, denizleri daha iyi anlayacaksınız.

Kitabı merak edenler arkadaşlar D&R  bulabilirsiniz. Tıkla

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/57804020

The following two tabs change content below.
1995 yılında Kars'ın Kağızman ilçesinde dünyaya geldi. Aksaray Üniversite'sin de Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 4.sınıf öğrencisidir.

Latest posts by umtbngl (see all)

Bir Cevap Yazın