SEN, BEN VE ANNEM

baba-ve-kız-çocuğu

Ezan okundu. Sabah beş suları, dışarıda derin bir sessizlik var. Yaşama dair her şey tükenmiş gibi. Yeni başlayan bir günün sessizliği. Kuşların ötüşü saattin tıkırtıları ve kalbimin çığlıkları var sadece.

Hava yavaşça aydınlanırken, gökyüzündeki sis de dağılmaya başlıyor. Bir kaç saat sonra insanlar pazar sabahına merhaba diyecek. Yaşamak için savaşmaya başlayacaklar. Hayatın kuralı bu. Bu saatler bana hep seni hatırlatıyor. Nedenini bilmiyorum ama hep sen gelirsin aklıma. Çünkü sen de benim kazanmaya çalıştığım savaşımsın. Tıpkı gecenin sabahla güneşin ayla ve insanların hayatla yaptığı savaş gibi. Ben sensiz olamam gece gündüzsüz olamaz insanlarda hayatsız…Neden bu kadar çelişki içinde yaşamak zorundayız ki? Biliyorum yine bilmediğim ve bilemeyeceğim sorular biriktiriyorum zihnimde. Ama beni bilirsin belki de bundan zevk alıyorumdur. Acıları soldurmadan sürekli hatırımda tutunca yüküm hafifliyor sanki. Geceyi gündünsüzüm yapmam da hep bu yüzden değil mi? Artık insanlardan daha çok kaçıyorum. Yolum onlarla kesiştikçe biraz daha tükeniyorum. Aslında sana neler anlatmak istiyorum ama görüyorsun ya yine o kahrolası geceler giriyor cümlelerimin arasına. Senin başucunda otururken aklıma hayatındaki karanlık gibi olan geceler geliyor. Beni duyduğunu biliyorum, yetmiyor…keşke cevap verebilsen bana. Ne güzel olurdu o zaman hayat. Yine o kahrolası kaza aklıma geldi. Oysa ondan önce ne kadarda mutluyduk. Sen, ben ve annem. Annem dedim duydun mu? Bu kelimeyi kullanmayalı ne kadarda uzun zaman olmuş. Onu çok özledim. Bana bakan boncuk gözlerini saçlarımı tarayışını…anlayacağın her şeyini. Şimdi o güzel kolları ile toprağı sen hayatı bense kalemimi sarmaya çalışıyorum. Çok yalnızım baba ne olur bir kerecik konuş benimle eskisi gibi tatlı cadım de. Bana anlamsız gözlerle bakma…Geçen gün otururken aklıma ağlamak geldi ama yapamadım. Tükenmiş gözyaşlarım. Anlayacağın onu bile beceremiyorum artık. O kaza olmasaydı ne güzel olurdu . Ben okuldan koşarak gelseydim eve kapıyı annem açsaydı. Akşam senin gelişini sabırsızlıkla pencere önünde bekleseydim…ne güzel olurdu. Yine keşkeleri söylemeye başladım haklısın olamayacaklardan bahsediyorum. Taşıyamıyorum bu yükü, senin bu halin, annemin gidişi beni çok yoruyor. Özlem işte benim kisi eskiye özlem. Şimdi sen de söylüyorsun içinden biliyorum, o kaza olmasaydı diye…ama oldu. Annem şimdi kara toprakta, sen sessizce bir yatakta ve ben kahrolası hayattayım. Yaptığım tek şey o kaza olmasaydı demek. Sen, ben ve annem olsaydı yalnızca….

                                                                                                                                                             06/05/2007

The following two tabs change content below.

asikar

21.01.1987 yılında ailenin 3. kızı olarak dünyaya geldi. Baba köyünün soğuk duvarlı tek sınıflı okulunda başladı eğitim hayatına. 4. sınıfta öğretmenlerinin ve ailesini isteği üzerine, ortaokul ve lise eğitimin istanbulda tamamladı. Kafkas Üniversitesi işletme bölümünü bitirdikten sonra kısa bir dönem köy öğretmenliği yaptı. Sonrasında Ankaraya yerleşerek muhasebe üzerinde kariyer yapmaya başladı. Özel bir şirekette muhasebe şefi olarak devam ediyor hayatına.

Latest posts by asikar (see all)

2 thoughts on “SEN, BEN VE ANNEM

Bir Cevap Yazın