Talihsiz Kuzen

Talihsiz Kuzen

Merhaba sevgili okurlarım, bugün sizlere Twiterda gezinirken takip ettiğim siyahalpacino adlı bir twitter kullanıcısının başından geçmiş olan bir anısını sizlere aktarmak istiyorum. Sıkılmadan okuyacağınıza garanti verebilirim. Hadi iyi okumalar. 

Sene 2007 , Almanya’ya dayımlara ziyarete gittim , tabi kuzenlerimiz ile aramızda kültür farkı, yaşam standardı vs. vs. gibi bir çok faktör var. Hafta sonları cuma ve cumartesi geceleri tüm kuzenler diskoya gider bende en küçük kuzenle sabaha kadar pes oynardım.

Bana yaş olarak en yakın olan kuzenim, bir cumartesi gecesi saat 04 sıraları gibi gelip beni kaldırdı, heyecan içinde ne oldu lan diyorum. Dili tutulmuş çocuğun neredeyse. Neyse, meğerse ertesi gün okulda bunun sınavı varmış, yeni aklına gelmiş. Aşçı olup yemek yapacak bizimkisi

O yıl Almanya’nın en gözde yemek mekanı o okuldan bir öğrenciyi yanlarında 2 ay ve aylık 4 bin € maaş bağlayarak çalıştıracakmış. Seçimi öğretmenleri yapacakmış öğretmenlerde her gün biriniz yemek yapın getirin ve okulda satın, yemek satarak en çok para kazanan kişi sınavı kazanır ve gider demiş.

Tabi tipik bir Türk klasiği sıra bizimkine gelene kadar bizimki sallamamış, yumurta g.. dayanınca akıl etmiş. Neyse durumu anlattı, ne yapalım ne edelim derken Türkiye’yi annemi arayıp tarif istedim.  Yengem ve kız kuzenlerim başka bir şehire misafirliğe gittikleri için evde yemek yapacak kimsede yoktu dediğim gibi talihsiz kuzen işte. Neyse annemden bize en uygun ve en bilinmeyen şeyin sarma dolması olacağını söyledi ve bizde koyulduk sarma yapmaya ama sıkıntı büyük, zira evde en fazla 15-20 sarma yaprağı kalmış, talihsiz kuzen atladı sen içini hazırla ben yaprak bulup geleceğim dedi, iç ne bilmiyorum tabi. Neyse annem tarif ediyor, kıyma, pirinç, karabiber vs vs. Tabi bunlar sırayla hazırlanacak şeyler ama ben hepsini bir yoğurdum.

Ben içi hazırlayana kadar kuzen geldi, elinde bir çuval içinde bir sürü kavak ağacı yaprağı! Bu ne lan diyorum bunlardan yapacağız diyor. El mecbur başladık yapmaya her biri kolumuz kalınlığında sarıyor tencereye diziyoruz. Birde  Dr. Oetker gibi şarkı mırıldanıyoruz. Sonra tencereye sarma dizim işlemi bitti ocağa koyduk, normalde 1-1,5 saatte pişmesi gerek ama biz garanti olsun diye 4 saat pişirdik. Saat 10 oldu ocağı kapattık sarmalara bakalım sonra da alıp okula gidelim dedik kapağı bir açtık tencerenin içi Amokachi’ye dönmüş neyse dönüş yok, zira saatte geldi mecbur götürüp satmaya çalışacağız, okul bahçesine kurduk standı, tabaklara 4 tane koyuyoruz tabak başına da 3 € alıyoruz. O zamana kadar en iyi satışı 120 € ile bir Polonyalı kız yapmış onu geçmemiz lazım ama yemek berbat kokuyor.  Biri gelip aldı gitti, ondan sonra da 10 dk kimse almadı, bahçe boşaldı dedik ki aha battık, demeye kalmadı birde ne görelim ilk tabağı alan çocuk arkasına, 100-150 kişi takmış geliyor , dedim kuzen bitirdin bizi, çocuk veletleri toplamış bizi dövmeye geliyor , mancikayı çıkar dedim.

Neyse bunlar bir geldi hepsi yemeğe saldırıyor, 3 € olan tabağı 5 €’dan satmaya başladık 120 € olan rekoru 400 €’ya çektik ve kazandık. Neyse eve geldik kuzen hazırlık yapıyor ertesi gün uçağa binip Berlin’e gidecek, o yemek lokantasına. Sabah bir kalktık kapıda 20 araba polis, ellerinde silah anons yapıyorlar dışarı çıkın diye, sanırsın terörist yakalayacaklar.

Aldılar bizi götürdüler, meğer çocuklar zehirlenmiş, içlerinde kısmi felç geçiren bile var, kuzene 3 bin € ceza ve 2 ay yaşlı bir insana bakma cezası verdiler, benimde tatil süremi 2 aydan 2 haftaya düşürdüler ve yolladılar. Yemek faciasından sonra kuzenin hayatı değişmiş. Şehir dışında olan babası gelince bizim kuzeni biraz pataklamış. Sonra okuldan da atılmış, kız arkadaşı da terk etmiş. Ne çektin be!

Ertesi yıl benim talihsiz kuzen Türkiye’ye geldi. Gel yemek ye diyorum, gözüme düşman gibi bakıyor. Ne oldu lan diyorum senin yüzünden hayatım mahvoldu üstüne birde iki ay yaşlı g… temizledim diyor, geçti artık gel yemek ye dedim tabi gelmedi ama bilin sofrada ne yemek vardı :)))

Neyse bizim talihsiz kuzen şimdi BMW fabrikasında ve aylığı 5 bin € maaş ile çalışıyor, anlayacağınız. G… kurtardı.

 

The following two tabs change content below.
1995 yılında Kars'ın Kağızman ilçesinde dünyaya geldi. Aksaray Üniversite'sin de Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 4.sınıf öğrencisidir.

Latest posts by umtbngl (see all)

Bir Cevap Yazın