Yavuz Bülent Bakiler

 

yavuz_bülent_bakilerYavuz Bülent Bakiler, Sivaslı bir ailenin çocuğu. 60’lı yıllarda mezun olmuş, Ankara Hukuk’dan. O dönemlerde üniversite okumak epey zor.

Bakiler, Anadolu’nun yiğit delikanlısı… Kazanmış gitmiş Ankara’ya. Her şey güzel, her şey yerli yerinde.

Üniversite içerisinde dostlarıyla beraber bir “mecmua” çıkartıyorlar, mecmua içerisinde Bakiler Hoca da yazıyor.

Ekip öyle bir ekip ki millî ve manevi hissiyatı dolgun gençlerden oluşuyor. Denemeler, şiirler, fikri yazılar…

Bakiler’e ailesi devamlı baskı yapıyor. “Yavuz, sana kız bulduk. Bırak üniversiteyi gel, evlen.” diye.

Bakiler, okuma aşkıyla ailesine sitem ediyor. Bırakmıyor üniversiteyi okumaya devam ediyor.

Bu arada Mecmua çalışmaları da devam ediyor üniversitede.

Mecmua içerisinde yazan bir kız var. Adı Fatma.Hep karamsar şiirler yazıyor. Bakiler’in dikkatini çekiyor bu durum gidiyor Fatma’nın yanına.

Bakiler Fatma’ya soruyor, “neden hep karamsar şiirler yazıyorsun? bak herkes vatan, millet, bayrak diye yazıyor.”

Fatma gözlerini kaçırıyor Bakiler Hoca’dan ve şöyle diyor “hâlâ neden böyle şiirler yazdığımı anlamadın mı Yavuz?”

Bakiler, Anadolu’nun yiğit delikanlısı… Anlıyor belki ama dile getiremiyor. Fatma, mecmuadan ayrılıyor, yazmayı bırakıyor.

Gel zaman git zaman Fatma mezun oluyor. Ankara’dan ayrılırken Yavuz’u da görmek istiyor. Ne otobüs ne de uçak… Sadece tren.

Bir bahar ayında Fatma’yı yolculamak için Cebeci’de buluşuyorlar. İstasyona doğru adım adım yürüyorlar.

Tabiî, yağmur başlıyor şimşek çakıyor. Fatma, “Yavuz” diyor ve ağlıyor. Bakiler, Anadolu’nun yiğit delikanlısı içten içe yanıyor.

Aradan epey bir yıl geçiyor. Bakiler de mezun oluyor gidiyor, evleniyor. Bir haber alıyor Fatma da evlenmiş.

Fatma’nın iki de çocuğu olmuş. İki çocuğu da olmuş ama Fatma Yavuz’u hiç unutmamış.

Bu haberi alırken bir haber daha gelmiş Bakiler’e. Fatma kendini asmış. Bu haberi alan Bakiler, Cebeci yoluna düşmüş yine.

Yine bir bahar günü Cebeci’de “Cebeci İstasyonu” şiirini yazmış. Tarih tekerrür etmiş olmalı ki yine hafiften bir yağmur varmış.

Bakiler Hoca daha sonra “Bu ve bundan sonraki tüm şiirlerimi Fatma için yazdım.” diyor yakın çevresine.

Hikâyeyi Bakiler Hoca’nın yakın bir dostu olan Edebiyât öğretmeninin oğlundan dinledim, doğru ya da yanlış. Durum budur.

Kaynak: birazmuhalifim

Şimdi Yavuz Bülent Bakiler Hoca’nın ağzından Şaşırdım Kaldım şiirini dinleyelim.

 

Şaşırdım Kaldım

Sözde, senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla..
Bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla..Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla..
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla..Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla..
Yüreğimin başına noktalarla.. Hatlarla..Baş başa kalıyorum sonunda heyhatlarla..
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla.Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle..
Öldür bendeki beni..
..Sonra dirilt kendinle!Çarpsan kara sevdayı en azından yüz binle..
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle..
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle..
Ama her defasında geri döndüm SENİNLE..Hangi düğüm çözülür.. Nazla.. Sitemle.. Kinle..Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle..

Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n’emsin..?
Bazen kız kardeşimsin.. Bazen öp öz annemsin..
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin..
Eksilmeyen çilemsin..
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin..

Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin..

Çâresizim.. Çâremsin..

Şaşırdım kaldım işte bilmem ki neyimsin…

Yavuz Bülent Bakiler
The following two tabs change content below.
1995 yılında Kars'ın Kağızman ilçesinde dünyaya geldi. Aksaray Üniversite'sin de Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 4.sınıf öğrencisidir.

Latest posts by umtbngl (see all)

Bir Cevap Yazın